Haksız Yere Suçlanan Saygın Fransız Subayı Alfred Dreyfus’ın Entrikalarla Dolu Hikayesi

Tarihte birçok haksız yere suçlama vakası görülmüştür. Alfred Dreyfus da haksız yere casusluk ile suçlanarak ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı Bu skandal adaletin manipülasyonu ve siyasi kamplaşmalarla dolu bir dönemi temsil etti. Gelin olayın hikayesini inceleyelim.

Kaynak: https://www.historytoday.com/archive/…

9 Ekim 1859 yılında Mulhouse’da Yahudi bir ailenin çocuğu olarak doğan Alfred Dreyfus 1880 yılında subay olarak Paris’teki École Polytechnique Üniversitesi’nden mezun oldu.

Alfred Dreyfus 1894 yılında askeri istihbarat biriminde görev yaparken Almanya’ya askeri bilgileri sızdırmakla suçlandı.

Dreyfus’un suçlu olduğuna dair hiçbir kanıt bulunamadı. Daha sonrasında çok hızlı bir şekilde yargılandı ve suçlu bulunarak ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Daha sonra yaşanan bu olay siyasi bir çatışmaya dönüştü ve Fransa’yı derinden sarstı.

Dreyfus’un suçsuz olduğunu iddia eden ‘Dreyfusard’lar ve Dreyfus’un suçlu olduğunu savunan ‘Antidreyfusard’lar arasında yoğun protestolar ve tartışmalar başladı.

İnanılana göre Dreyfus’un asılsız mahkumiyeti o dönemde yaygın olan antisemitizm ve Fransız ordusundaki aşırı milliyetçi görüşlerle yakından ilişkiliydi.

Ancak skandalın ortasında öne sürülen bazı kanıtların aslında gerçek olmadığı ortaya çıktı.

Özellikle sahte bir belge Dreyfus’un suçluluğuna dair ana kanıt olarak sunulmuştu.

Aslında bu belge askeri istihbarat birimi içindeki bazı kişiler tarafından Dreyfus’u hedef almak için düzenlenmişti.

Yaşanan skandal olayın ardından Dreyfus’un cezası geçersiz sayıldı ve suçsuz olduğu kabul edildi. Ardından 1906 yılında ordu tarafından rütbesi iade edildi.

Alfred Dreyfus 12 Temmuz 1935 akşamı Paris’te 17.ci bölgedeki huzurlu konutunda etrafı ailesi ile çevrili bir şekildeyken tam yetmiş dört yaşında öldü. Ölümü istediği gibi saygın bir burjuva vatandaşı gibi ve huzurlu bir şekilde oldu.

Bu olay daha sonra Fransız toplumunda hukuk sistemine olan güveni derinden etkiledi ve gelecek yıllarda Fransa’da antisemitizme karşı daha fazla duyarlılık yarattı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir