Mor Çatı Gönüllüsü Elif Bilgiç: Koruma Altındaki Kadınların İsimlerinin Seçmen Listelerinde Gizlenecek Olması Anlamlı, Ama Yeterli Değil

MERVE GÜVEN

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı gönüllüsü Elif Bilgiç, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) sığınma evlerinde kalan ya da hakkında koruma kararı olan kadınların oy kullanabilmesi için yaptığı düzenlemeyi eleştirdi. Bu durumdaki kadınların kişisel bilgilerinin seçmen listelerinde kodlanmasının olumlu ama yetersiz bir adım olduğunu kaydeden Bilgiç, “Listelerde isimlerinin gizlenecek olması anlamlı, ama yeterli değil tek başına. Bu kadınların, şu anda oy kullanabilmeleri için ilçe seçim kurullarına bizzat başvurmaları gerekiyor. Dahası, ŞÖNİM ile koordineli çalışılacağı yazıyor. Bu koordinasyonu nasıl gerçekleştirecek oy kullanmak isteyen bir kadın, bunu nasıl ilerletecek? Bu kısımlar net değil. Onların güvenlik risklerinin tamamen ortadan kaldırılacağının garantisini bakanlık veriyor mu, gibi soruların cevabı yok. Sadece o seçim listesinde adının olmaması bir güvenlik sağlamak anlamına gelmiyor. İlçe seçim kurulu ile ŞÖNİM arasındaki koordinasyonun nasıl kurulacağına dair de bir şey yok” dedi.

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, sığınma evlerinde kalan veya hakkında koruma kararı olan kadınların nasıl oy kullanabileceğine ilişkin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan bilgi istedi. Bunun üzerine Aile Bakanlığı, konuyu YSK’ye sordu. YSK de seçmen listelerinde, sığınma evlerinde kalan ya da koruma altındaki kadınların ad ve soyadlarının ilk ve son harflerine yer verilmesine, kişisel bilgilerinin tamamının, T.C. kimlik numaralarının da ortadaki 5 rakamının yıldız ile işaretlenmesine karar verdi.

Mor Çatı Vakfı Gönüllüsü Elif Bilgiç, YSK’nin bu kararına ilişkin ANKA Haber Ajansı’nın sorularını yanıtladı. Bilgiç, kodlama kararının olumlu bir adım olduğunu ama tek başına yetersiz kalacağını ifade ederek şunları söyledi:

“BİZE VERİLEN CEVAP, HUKUKİ BİLGİLERE SAHİP OLMAYAN KİŞİLERİN DURUMU YORUMLAMASINA AÇIK DEĞİL”

“Biz, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı olarak hem sığınaklarda kalan kadınların oy kullanması ile ilgili hem de depremden etkilenen bölgelerde taşınan sığınaklar, çünkü deprem sonrasında o sığınaklarda kalan kadınlar başka bölgelere taşındılar, o kadınların nasıl oy kullanacağı ile ilgili olarak bir bilgi edinme başvurusu gerçekleştirmiştik. O bilgi edinme başvurusunun ardından bize bir cevap geldi, YSK’nin aldığı karara dayanarak. Verilen cevabın kendisinin tamamının okumayı zorlaştıran bir dille yazılmış oluşu; anlaşılmasının, hukuki bilgilere sahip olmayan kişilerin durumu yorumlamasına açık olmadığı gerçeği, ilk olarak vurgulanmalı.

“AÇIKLAMALAR YETERİNCE AÇIK DEĞİL VE BELİRLİ KAVRAMLARLA KURGULANMAYA ÇALIŞILIYOR”

Oy kullanmaya dair bir düzenleme gerçekleşmiş gibi duruyor. Fakat aslında ikiye bölmek gerekirse bir tanesi depremden etkilenen kadınlar, diğeri de genel olarak sığınaklarda kalan kadınlarla ilgili. Açıklamalar yeterince açık değil ve belirli kavramlarla kurgulanmaya çalışılıyor. Depremden etkilenen kadınlar için bir ‘diğer adres’ tanımı var. Aslında YSK’nin başka durumlar için tanımladığı, sığınakları dahil etmediği, yurtlar vs. gibi kısımları açıkladığı bir yer. Depremden etkilenen kadınların yer değiştirmesini ‘diğer adres’ ile açıklıyorlar. Bu kısım aslında çok eksik, çünkü sığınaklar vurgusunun yapılması o kararda geçiyor olması gerekli, bununla ilgili temel bir sorun var.

“KARARDA, ŞİDDETTEN UZAKLAŞMAK İSTEYEN KADINLARIN NASIL KORUNACAĞI, KURUMLAR ARASI NASIL KOORDİNASYON SAĞLANACAĞI AÇIK ŞEKİLDE BELİRTİLMİYOR”

Bir diğer sorun; evet bir düzenleme yapılıyor kadınların oy kullanması açısından, fakat meseleyi sadece seçim listelerinde isimlerin açık bir şekilde yazılması ya da yazılmaması üzerinden, sandık güvenliği üzerinden tanımlıyor olmaları. Önemli bir nokta; şiddetten uzaklaşmak isteyen, yeniden failleri ile karşı karşıya gelmek istemeyen kadınların bunu yaşamaması için ne gibi güvenlik önlemleri alınacağı, onların ulaşımının nasıl sağlanacağı, faille yüz yüze gelmemesi için kurumlar arası nasıl bir koordinasyon sağlanacağı, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’nin (ŞÖNİM), ilçe seçim kurulunun bunun için ne gibi önlemler alacağı açık bir şekilde belirtilmiyor. Bu da temel bir eksik olarak görülüyor yapılan bilgi edinme başvurusunun cevabında da YSK’nin kararında da. ŞÖNİM’e ne gibi bir rol düşüyor, ŞÖNİM’ler kadınları nasıl bilgilendirmek durumundalar, bu bilgilendirme ne üzerinden olacak? Bunlar görülmüyor. Bizim açımızdan evet bir düzenleme yapılmış gibi görünse de o düzenleme, sonuçları itibarıyla kadınların bütünlüklü güvenlik ihtiyaçlarına cevap vermiyor.

“SEÇİM LİSTESİNDE ADININ OLMAMASI BİR GÜVENLİK SAĞLAMAK ANLAMINA GELMİYOR. İLÇE SEÇİM KURULU İLE ŞÖNİM ARASINDAKİ KOORDİNASYONUN NASIL KURULACAĞINA DAİR DE BİR ŞEY YOK”

Listelerde isimlerinin gizlenecek olması anlamlı, ama yeterli değil tek başına. Bu kadınların, şu anda oy kullanabilmeleri için ilçe seçim kurullarına bizzat başvurmaları gerekiyor. Dahası, ŞÖNİM ile koordineli çalışılacağı yazıyor. Bu koordinasyonu nasıl gerçekleştirecek oy kullanmak isteyen bir kadın, bunu nasıl ilerletecek? Bu kısımlar net değil. Bizim bilgi edinme başvurumuza bir cevap verilmiş gibi dursa da şu anda bu kadınlar tam anlamıyla oy kullanabilecekler mi, onların güvenlik risklerinin tamamen ortadan kaldırılacağının garantisini bakanlık veriyor mu gibi soruların cevabı yok. Sadece o seçim listesinde adının olmaması bir güvenlik sağlamak anlamına gelmiyor. İlçe seçim kurulu ile ŞÖNİM arasındaki koordinasyonun nasıl kurulacağına dair de bir şey yok. Aslında şu yapılmış durumda; önceki seçimlerde bir eleştiri olduğu, kadınların oy kullanamayacağına dair bir görüşümüz olduğu, gerçekte de kadınlar oy kullanamadığı için ‘Hayır, aslında kullanabilir. Bakın, biz de önlem olarak listede isimlerini yazmadık’ denmiş oldu. Bunun demenin kendisi, o kadının güvenlikli bir biçimde, faili ile karşı karşıya gelmeden oy kullanacağı yerin güvenliğinin alınmış olduğunun garantisi alınarak oy verebileceği sonucunu doğurmadı.

“GÜVENLİK ÖNLEMLERİNİN ALINDIĞI BİLGİSİ KADINLARA VERİLMELİ”

Bugün, bizzat başvuru seçeneğinin yeniden gündeme getirilmesi gerekir. Oy kullanacakları yerin neresi olacağı ile ilgili, kadınların öncesinde ŞÖNİM’ler tarafından bütünlüklü şekilde bilgilendirilmeleri ve orada güvenliklerinin alınacakları konusunda da ŞÖNİM’lerin hem gerekli önlemleri alması kollukla birlikte hem de bu önlemler alınır biçimde orada oy kullanacaklarının bilgisinin onlara verilmiş olması gerekir. Ortalıkta bir karışıklık var. Bakanlık sığınaklarında kalan kadınların oy kullanmak istemeleri halinde ne yapacakları ile ilgili ŞÖNİM’lerde bilgilendirme yapıp yapmadıkları ortada yok. Hatta yapmadığı bilgisini biz kadınlardan biliyoruz. En temeli de seçmen listesinde adı gizli bir şekilde yazılacak ama o neresi olacak, onun etrafındaki güvenlik önlemleri nasıl alınacak, bunların sağlanması gerekiyor.

“BU KADINLARIN OY KULLANMALARI ÖNEMSENİYOR OLSAYDI GÜVENLİK RİSKİNİ BOZMAYACAK BİÇİMDE OY KULLANABİLECEKLERİ ALANLAR DAHA ÖNCEDEN BELİRLENEBİLİRDİ”

Geçmişte de kadınların sığınaklarda oy kullanmaları üzerinden çeşitli tartışmalar dönmüş aslında. Sığınakların yerlerinin gizli olması ve sığınaklarda kalan kadınların bilgilerinin de gizli tutulması gerekliliği, sığınaklara dışarıdan erişimin gizlenmesinin çok hayati oluşu gibi bir gerçeklik var. Seçim döneminde sığınakların kendisine sandık kurulması, orada oy vermesinin sağlanması gibi önlemler, güvenliği riske atma riskini de taşıyor. Doğrudan sığınaklarda kadınların oy kullanmasının önünün açılmasını, tam da bu güvenlik riski nedeni ile sağlıklı göremiyoruz. Şimdiye kadar altını çizdiğimiz koordinasyon sorunu olmasa böyle bir düzenlemeye gerek duymadan çok daha hızlı bir şekilde oy kullanmaları sağlanabilir. Bakanlığa ait sığınakta kalan kadınların oy kullanması önemseniyor olsaydı, bu kadınların güvelik riskini bozmayacak bir biçimde oy kullanabilecekleri alanlar da çok daha önceden belirlenmiş olabilirdi. Kadınların güvenle oraya gidebileceklerini sağlayacak bir sosyal çalışma yürütülebilirdi. Bunların yapıldığı oranda o kadınlar da başka yurttaşlar gibi oy kullanabilme güvenine sahip olabilirlerdi. Şu en temel sorun; bu koordinasyon eksikliğinin seçim meselesi üzerinden yeniden gündemde oluşu. Sığınaklara sandık kurulmasından daha ziyade, kurulan sandıklarla ilgili kadınların doğru bilgilendirilmesi ve güvenliklerinin alınması çok daha temel bir ihtiyaç.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir