Esra Hankulu cinayeti davasına iyi hal ayarı

Esra Hankulu (25), 3 Ağustos 2020 tarihinde evinde ölü bulunmuştu. Savcılık, şüpheli ölümle ilgili olarak, genç kızla geceyi geçiren Ümitcan Uygun (28) hakkında ‘kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talep etti. Diğer sanıklar Dilan Civelek ve Furkan Gürgil için de ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan 5 yıla kadar hapis talebiyle Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açtı. Davanın 19 Ocak tarihinde yapılan ilk duruşmasında savcılık esasa ilişkin mütalaasını mahkemeye sunarak, sanıklara aynı suçlardan ceza talep etti. Mütalaada, kamuoyunda tartışma konusu olan TCK’nin 62. maddesinde düzenlenen iyi hal indirimine ilişkin herhangi bir değerlendirme yer almadı. Davanın dün yapılan ikinci duruşmasında, duruşma savcısı söz alarak, TCK’nin 62 maddesi (iyi hal indirimi) konusunda ek mütalaa vermek istediğini açıkladı.

Esra Hankulu cinayeti davasına iyi hal ayarı

EK MÜTALAA VERDİ

Duruşma savcısı, ilk mütalaada, sanıklar hakkında takdir indirim maddesi olan TCK’nin 62. maddesinin uygulanmasının talep edilmediğini belirterek, “Söz konusu maddenin sanıklar hakkında uygulanması konusunda talep sehven unutulmuş değildir. Aksine sanıklar hakkında takdiri indirim maddesi olan TCK’nin 62. maddesinin uygulanmaması gerektiği düşüncesindeyiz” değerlendirilmesinde bulundu, ek mütalaasını mahkemeye sundu.

Mütalaada, sanık Ümitcan Uygun’un hiçbir kusuru olmayan, kendisinden fiziksel olarak daha güçsüz olan masum bir kadına sebepsiz yere kasten şiddet uygulayıp ölümüne neden olduğu, sanığın maktuleyi öldürdükten sonra pişmanlık göstermeyip, odada bulunan tek kişilik yataktaki bazanın üzerinde Hankulu’na uyur pozisyonu verdiği belirtildi.

‘USLANMAZ BİRİ’

Mütalaada, sanığın yakalanmamak için maktulenin telefonundan bir kısım kayıtları sildiği ve olaydan sonra soğukkanlılıkla suç yeri olan evden ayrıldığı hatırlatıldı.

Ek mütalaada, sanığın bir kişinin vücut bütünlüğüne karşı işlenebilecek en büyük suç olan kasten öldürme suçunu işlemesine rağmen ruhi sükûnetini bozmayarak delilleri gizleme çabasına girmesi ve bu çaba içerisinde iken soğukkanlı olduğu da ifade edilerek, “Sanığın hiçbir sebep ve ihtimal ile uslanması mümkün bulunmayan bir kişi olduğu, tekerrüre esas sabıkası olan sanık Ümit Uygun hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmasının hak, adalet ve nefaset kurallarına uygun olmayacağından, sanık hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerekir” denildi.

DELİLLERİ SAKLADILAR

Mütalaada diğer iki sanığın ise ilk ifadelerinde sanık Ümitcan Uygun’un ismini vermedikleri, Furkan Gürgil’in maktuleye ait cep telefonunu diğer sanık Dilan Civelek’in çantasına koyduğu, her iki sanığın da delil niteliğindeki cep telefonunu adli makamlardan sakladıkları, sanıkların tüm delillere rağmen hiçbir aşamada hakikati söylemeyip, suçu ikrar etmedikleri ve gerçek pişmanlık emaresini gösteren söylem ve davranışta bulunmamaları nedeniyle takdiri indirim maddesinin uygulanmaması talep edildi.

Mahkeme, Ümitcan Uygun’un tutukluluğuna karar verirken, diğer iki sanığın yurtdışına çıkış yasağını kaldırarak duruşmayı erteledi.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.