Cihat Yaycı’dan bomba analiz: Ruslar ve Amerikalılar anlaştı! Ukrayna çoktan gitmiştir

Cihat Yaycı, Rusya’nın Ukrayna’ya yaptığı müdahalenin ardında yeniden çift kutuplu dünya düzenine dönmek olduğunu söyledi. Ruslar ve Amerikalılar’ın arasındaki kavganın ardında Ukrayna’nın çoktan gözden çıkarıldığını söyleyen Yaycı, çarpıcı analizlerde bulundu.

TÜRK DEGS Başkanı Doç. Dr. Cihat Yaycı TVNET ekranlarına konuk olarak Rusya-Ukrayna çatışmasına dair değerlendirmelerde bulundu. Yaycı, “Ruslar ile Amerikalılar arasında bizim denizci deyimi ile bir kayıkçı kavgası sürüyor. Bakın bir zımni anlaşma söz konusu. Dünya iki kutuplu düzene tekrar evriliyor. Yani bunun adı Sovyet İmparatorluğu olmayacak ama Rus İmparatorluğu olacak. Bir Rus hegemonyası olacak. Bunun karşısında da Amerika’nın başını çektiği bir batı hegemonyası olacak/bir Batı İmparatorluğu olacak. Bu kime karşı olacak? Çin’e karşı.” değerlendirmesinde bulundu.

Kayıkçı kavgası sürüyor 
Ruslar ve Amerikalılar’ın arasında denizci deyimi ile bir kayıkçı kavgası sürdüğünü belirten Yaycı, “Ben başından beri bu konuda hep aynı şeyi söyledim. Ama maalesef gelişmeler de beni doğruladı. Bir kere gerek Afganistan gerek Kazakistan’dan sonra sıranın Ukrayna’ya geleceğini biz Kazakistan’dayken söylemiştik. Ukrayna’dan sonra sıra Gürcistan, Bosna Hersek, Transdinyester ve Moldova’ya gelecek. Ruslar ile Amerikalılar arasında bizim denizci deyimi ile bir kayıkçı kavgası sürüyor. Bakın bir zımni anlaşma söz konusu.

Çin’e karşı iki kutupluluk

Dünya iki kutuplu düzene tekrar evriliyor. Yani bunun adı Sovyet İmparatorluğu olmayacak ama Rus İmparatorluğu olacak. Bir Rus hegemonyası olacak. Bunun karşısında da Amerika’nın başını çektiği bir batı hegemonyası olacak/bir Batı İmparatorluğu olacak. Bu kime karşı olacak? Çin’e karşı.

Çin’in ekonomik alanlarda ilerlemesini ve diğer alanlarda da ekonominin ardından askeri alanlarda ilerlemesinin önünün kesilmesi için Rusya ve Amerika tekrar iki kutuplu dünyaya dönüş kararı aldı. Bu yapılan pazarlıklar neticesinde de maalesef Ukrayna, Rusya’ya verildi. Bugün Batı’nın somut hiçbir desteğini göremiyorsunuz. Bakın sadece televizyon programları, sadece o küçük çocuğu yayınlamak, duyurmak vs… Bunlar da aslında bu amaca hizmet ediyor. Yani düşman ikinci blok oluşuyor. Düşman ikinci bloğunun oluşturulması için ortada çok ciddi bir düşman algısının oluşturulması lazım. Batı’nın yaptığı iş de bu. Aslında Ukrayna ne derse desin, Ukrayna gitmiştir. Çok ne söylüyorum. Ukrayna gitmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO’ya üyeliği mümkün değil
Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO’ya üye olmasının mümkün olmadığını belirten Yaycı, “Başından beri söylediğimiz üzere burada türlü bahaneler uydurulacak dedik. NATO’ya üyelik. Ki Ukrayna’nın ve de Gürcistan’ın NATO’ya üye olması zaten ittifak anlaşmasına göre mümkün değil. Çünkü toprakları işgal altında olan ya da sınır sorunu olan devletler ittifaka alınmazlar, ittifak anlaşması gereğince. Çok nettir bu. Çünkü alındığı an NATO’nun 5. maddesi devreye girer. Yani birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için maddesi devreye girer. Bunu ben aylardır söylüyorum. Yani bunlar dostlar alışverişte görsün denilen mazeretler üretilme meselesi. Yok Ukrayna NATO’ya girecekmiş. Yahu Ukrayna’nın NATO’ya girmesi bir kere hukuken mümkün değil ittifak anlaşmasına göre. Girdiği an Rusya’yla savaşa girer NATO 5. madde gereğince. Bir de NATO’ya girmesi için konsensusla yani oy birliği ile kabul edilmesi lazım Ukrayna’nın ya da başka bir devletin. Yani Ukrayna ben giriyorum demekle giremez ya da NATO alıyorum demekle alamaz. Böyle bir şey söz konusu değil.” dedi.

 İki kutuplu dünyaya dönüyoruz
Dünyanın tıpkı Soğuk Savaş günlerindeki gibi iki kutuplu bir hale geldiğini kaydeden Yaycı, “İki günde çapulcu ordusu geldi, bin kişilik Rusya’nın başını çektiği KGAÖ geldi Türkiye’nin beş altı katı büyüklüğündeki bütün o olayları iki gün içerisinde yatıştırdı. Bu akla mantığa sığar mı? Yani böyle bir şey söz konusu olabilir mi? Koskoca Kazakistan ordusu bastıramıyor, Ermenilerin de içerisinde olduğu çapulcu ordusu, o güne kadar adı var kendisi olmayan KGAÖ sahneye çıkartıldı. Ve Batı hiçbir tepki göstermedi. Geçen hafta Tokayev’i Kremlin’e çağırdı Putin ve onunla resim çektirdi. Burada şu mesajı verdi. Artık Kazakistan benim himayemdedir, benim etkimdedir. Ee daha dört gün önce Azerbaycan devlet başkanını çağırdı. ‘Gel bakalım’ dedi. ‘Seninle de bir ittifak anlaşması imzalayacağız.’ O da imzayı bastı. Görüyor musunuz? Adım adım ilerliyor. O coğrafyadaki devletlerin Rusya’dan müthiş bir korkusu vardır. Yani bunu da görelim. Şimdi buradan çıkartılacak ders var. Ukrayna NATO’ya üye olmuş olsaydı Rusya saldırabilir miydi? Saldıramazdı. Çünkü bu anlaşma. Amerika’nın onayı olmadan bu tür girişim olmaz. Bakın çok net söyleyelim. 1947’de dünya nasıl ikiye ayrıldı… 2. Dünya Savaşı’nda ABD ile Rusya aynı cephede değil miydi? Sonra dünyayı yönetmek için iki bloğa ayırdılar. Almanya’yı ikiye böldüler, Berlin’i bile ikiye böldüler. Yeniden iki kutuplu dünyaya dönüyoruz. Türkiye burada çok hassas bir konumdadır.” ifadelerini kullandı.

 Zelenskiy ya istifa edecek, ya indirilecek 
Rusya’nın amacının Zelenski’nin istifa ettirilmesi/indirilmesi çerçevesinde Rus yanlısı bir hükümet kurmak olduğunu kaydeden Yaycı, “Bir Kuşak Bir Yol Projesi’nin en uzun kara ve demiryolu nereden geçiyordu biliyor musunuz? Kazakistan’dan… Peki liman neresi idi? Ukrayna limanlarıydı… Şimdi ne oldu? Bakın gitti… Odessa’yı da aldı biliyorsunuz, şu anda işgal etti. Şu anda savaşı kesseler, Ukrayna karaya kilitli devlet konumuna dönüştü. Denize kıyısı kalmadı… Mariupol gitti, Odessa gitti. Mariupol giderek Azak Denizi bir Rus iç denizine dönüştürüldü, Odessa’da giderek Karadeniz’den tamamen dışlandı Ukrayna. Şimdi olacak olan şu. Başından beri söylüyorum. Ukrayna parlementosunda ikinci parti Rus yanlısıdır. %45 sandalyeye sahiptir. Bu Zelenski ya istifa edecek ya indirilecek ya istifa ettirilecek ve yerine bu Rus yanlısı getirilecek. Rus yanlısı getirildikten sonra masada anlaşma imzalayacaklar. Diplomasi falan diye de bizim gözümüzü boyayacaklar. Olana şükredilecek ve Ukrayna bir Rus müstemlekesi haline dönüşecek eğer Ukrayna’nın tümü Rus vilayeti yapılmazsa…” değerlendirmesinde bulundu.

 Montrö denge unsurudur
Montrö’nün aslında Ruslara karşı bir denge unsuru olduğunu belirten Yaycı, “Putin ne diyordu? Ukrayna diye bir devlet yoktur aslında diyordu. Putin konuşmasında Sovyet ilkelerine döneceğiz dedi. Yani iki kutupluya dönüldüğünün şifrelerini verdi. ABD zaten gün saydı biliyorsunuz. Şu gün işgal edecek, bugün işgal edecek dediler. Hiçbir şey olmadı.

Yani iki tarafta ikinci kutbun yapılanması konusunda mutabıklar ve eski Sovyetlere dönüldü ifadesi Batı tarafından da yapılıyor. Şimdi burada çok önemli bir husus var aslında. Putin’in bu saldırısına karşın, bu bir vahşet bir kere altını çizelim. Rus emperyalizmi…

Bizim bu memlekette ya Amerikan muhibbleri var ya Rus muhibbleri var ya da Çin muhibbleri var. Hadi Çin muhibbleri az diyelim ya Rus ya Amerikan muhibbleri var. Yani Rusların bu saldırısını normalleştirmeye çalışan ve hemen de cephe değiştiren/kanat değiştiren. Mesela kanat değiştirdiğini söyleyelim. Türkiye’de Montrö için bize algılattırılan ne idi? Büyük bir de yaygara kopartıldı değil mi? ‘Montrö’yü ABD delmek istiyor… NATO delmek istiyor… Montrö bu bakımdan boğazların kilidi. Boğazların tapusu… ABD’ye NATO gemilerine, Batı’ya kapatıyoruz. Karadeniz’i karıştırmak istiyorlar. Bilmem ne istiyorlar.’ Bunu bize devamlı söylediler.

Ben de diyordum ki Montrö’yü delmek isteyen ABD/NATO falan değil. Montrö aslında Ruslara karşı denge unsurudur. Yani bu konuşmaları yapanların arkasında ABD ve Batı vardı. ‘

Montrö, Montrö, Montrö’ diyip, oralarda buralarda yazıp çizenler söyleyenlerin arkasında ABD vardı. Başını çekenlerin arkasında da ABD vardı. Ben bunu hep başından beri söyledim. Ne diyorlardı? ‘Biz kriz ve çatışma durumunda Karadeniz’e doluşurlar bunlar ve Türkiye’yi zorlarlar.’ Soruyorum şimdi… Bir tane Amerikan gemisi var mı Karadeniz’de? Yok. Bir tane İngiliz gemisi var mı? Yok. Girmiyorlar. Ve ABD’de de Ukrayna’da Rusya’ya karşı boğazların kapanmasını istedi Montrö’ye göre. Şimdi görüyor musunuz aslında Montrö’nün arkasında kimler varmış… Montrö’nün arkasında ABD muhibbleri varmış. Ki Montrö çok önemli bir anlaşmadır. Montrö bir denge unsurudur. Montrö’yü kimse karıştırmasın. Kimse Montrö’yü delmeye kalkmasın, Montrö’yü de siyasi malzeme konusu yapmasın.” dedi.

 Boğazları kapatmak için savaş ilanı gerekli 
Türkiye’nin boğazları kapatması için resmi savaş ilanı gerektiğini belirten Yaycı, “Montrö’nün 19. maddesine göre savaş ilan etmeleri durumunda savaşan devletlere Türkiye boğazları kapatmak durumundadır. Kapatacaktır. Ama burada önemli bir nokta var. O da şu. Resmi savaş ilanı gerekli. Şimdi şu ana kadar yapılmış resmi savaş ilanı yok. Kimse savaş ilan etmeden, BM savaş ilanını gündeme getirmeden Türkiye boğazları kapatamaz. Kapatmamalıdır da. Başını da sıkıntıya sokmamalıdır.” ifadelerini kullandı.

 Ruslar isteklerinin kabul edilmediği hiçbir masaya oturmazlar 
Olası bir arabuluculuk ve müzakere üzerine görüşlerini bildiren Yaycı, “Ruslar isteklerinin kabul edilmediği hiçbir masaya oturmazlar. Sözde diplomasi derler ama Ruslar bakın Ukrayna Devlet Başkanı da masadan kalktı. Dedi kabul edilemez. Çünkü Ruslar tamamen müstemleke hale ya getiririz ya getiririz diyorlar. Ama Türkiye’nin bu teklifi son derece yerinde bir teklif. Türkiye barış, istikrar ve güvenliğin her zaman taraftarı olmuştur.” değerlendirmesinde bulundu.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.